Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kronik Otit Cerrahisi (Kronik Orta Kulak İltihabı Ameliyatı)

İşitme duyusu, dış dünya ile iletişim kurmamızı sağlayan en temel bağlardan biridir. Ancak bu bağı tehdit eden, kulak zarında kalıcı delikleşme ve orta kulak yapılarında geri dönüşümsüz hasarlarla seyreden en ciddi kulak hastalıklarından biri kronik otittir (kronik orta kulak iltihabı). Genellikle çocukluk çağında geçirilen ve doğru tedavi edilmeyen kulak enfeksiyonları, östaki borusu fonksiyon bozuklukları veya kulak travmaları sonucunda gelişen bu hastalık, ilaç tedavileriyle tamamen ortadan kaldırılamaz. Kulakta sürekli ya da aralıklı akıntı, ilerleyen işitme kaybı ve baş dönmesi gibi şikayetlerle kendini gösteren kronik otit, cerrahi olarak müdahale edilmediğinde iç kulak hasarına, yüz felcine ve hatta beyin apsesi gibi hayati tehlikelere yol açabilir. İstanbul’un en eski ve ulaşımı en kolay merkezlerinden biri olan Fatih bölgesinde hastalarını kabul eden Op. Dr. Osman Karaaslan, işitme sağlığını korumak ve enfeksiyonu kalıcı olarak temizlemek adına modern kulak cerrahisi (Miringoplasti, Timpanoplasti, Mastoidektomi) operasyonlarını başarıyla gerçekleştirmektedir.

Kronik Otit (Kronik Orta Kulak İltihabı) Nedir?

Kronik otit, orta kulak boşluğu ve kulak arkasındaki kemik içi hava hücrelerinin (mastoid hücreler) 2-3 aydan uzun süren, kalıcı ve kronikleşmiş iltihabi durumudur. Bu hastalığa hemen her zaman kulak zarında kapanmayan bir delik eşlik eder. Kulak zarının delik olması, orta kulağı dış ortamdan gelen su, toz ve bakterilere karşı savunmasız bırakır. Sonuç olarak kulak, su kaçtığında veya üst solunum yolu enfeksiyonu geçirildiğinde sürekli olarak iltihaplı ve kokulu bir şekilde akar.

Zamanla bu kronik iltihap, orta kulaktaki ses iletimini sağlayan çekiç, örs ve üzengi kemikçiklerinde erimeye ve hasara yol açar. Bu durum hastada iletim tipi işitme kaybına neden olur. Eğer iltihap daha da ilerler ve iç kulağa sızarsa, kalıcı sinirsel işitme kaybı ve şiddetli baş dönmeleri (vertigo) başlar. Fatih lokasyonundaki muayenehanesinde hastalarını ağırlayan Op. Dr. Osman Karaaslan, kronik kulak akıntısı ve işitme kaybı ile başvuran hastaların kulak yapılarını yüksek çözünürlüklü cerrahi mikroskoplar ve endoskoplar yardımıyla inceleyerek iltihabın kemik içindeki yayılımını titizlikle tespit etmektedir.

Kronik Otit Ameliyatı (Timpanoplasti) Hangi Durumlarda Yapılır?

Kronik orta kulak iltihabının kesin ve kalıcı tedavisi cerrahidir. İlaçlar ve antibiyotikli damlalar sadece aktif akıntıyı kurutmak ve enfeksiyonu geçici olarak kontrol altına almak için kullanılır; zar delikli kaldığı ve içindeki iltihaplı dokular temizlenmediği sürece hastalık tamamen iyileşmez. Şu şikayetleri yaşayan hastalar kronik otit cerrahisi için birer adaydır:

  • Zarda Kalıcı Delik ve Kronik Akıntı: İlaç tedavilerine rağmen aylarca kurumayan veya her su kaçtığında yeniden başlayan iltihaplı kulak akıntıları.

  • İlerleyici İşitme Kaybı: Orta kulaktaki kemikçik zincirinin hasar görmesine bağlı olarak hastanın günlük yaşamını zorlaştıran işitme azlığı.

  • Kolesteatom Varlığı: Kronik otitin en tehlikeli türüdür. Kulak zarındaki deliğin kenarından orta kulağa doğru büyüyen cilt dokusunun (iyi huylu bir çeşit kist), asidik salgılar üreterek çevresindeki tüm kemik dokuları eritmesidir. Kolesteatom saptandığı an, acil cerrahi planlama yapılması gerekir.

  • Komplikasyon Riskleri: İltihabın iç kulağa, yüz sinirine veya beyin zarına doğru ilerleme eğilimi göstermesi, yüzde kayma (yüz felci) veya şiddetli baş dönmesi ataklarının başlaması.

Op. Dr. Osman Karaaslan, İstanbul Fatih‘teki klinik süreçlerinde, hastalarına ameliyat öncesi mutlaka “Kulak Tomografisi (BT)” ve “İşitme Testi (Odyometri)” uygulayarak, kemik erimesinin boyutunu ve işitme rezervini detaylı olarak analiz etmektedir.

Kronik Otit Cerrahisinde Uygulanan Ameliyat Yöntemleri

Kronik otit cerrahisi, hastalığın boyutuna, kulak zarındaki deliğin büyüklüğüne ve kemikçiklerin durumuna göre kişiye özel olarak planlanır. Ameliyatlar genel anestezi altında, mikroskobik veya endoskopik yöntemlerle gerçekleştirilir.

1. Miringoplasti (Sadece Kulak Zarı Yamama)

Eğer orta kulaktaki kemikçikler tamamen sağlam ve sağlıklıysa, tek sorun kulak zarındaki delikse bu yöntem uygulanır. Kulak kanalı içinden veya kulak arkasından alınan hastanın kendi dokuları (kas kılıfı veya kıkırdak zarı) kullanılarak kulak zarına yama yapılır. Amaç, orta kulağı dış ortama kapatmak ve işitmeyi korumaktır.

2. Timpanoplasti (Zar Onarımı ve Kemikçik Cerrahisi)

En sık uygulanan kronik otit ameliyatıdır. Bu operasyonda hem kulak zarı onarılır hem de orta kulaktaki iltihaplı dokular temizlenir. Eğer çekiç, örs veya üzengi kemikçiklerinde erime varsa, ses iletimini yeniden sağlamak amacıyla bu zincir onarılır. Onarım için hastanın kendi kemikçikleri şekillendirilerek kullanılabilir ya da “biyouyumlu titanyum/teflon kulak protezleri (teflon piston)” yerleştirilir.

3. Mastoidektomi (Kemik İçindeki İltihabın Temizlenmesi)

Eğer iltihap kulak arkasındaki mastoid kemiğin içine kadar sızmışsa veya hastada kolesteatom varsa bu yöntem devreye girer. Kulak arkasından yapılan bir kesi ile kemik dokusu tur motorları yardımıyla milimetrik olarak tıraşlanır ve kemiğin içindeki tüm iltihaplı hücreler tamamen kazınarak temizlenir. Hastalığın tekrarlamaması için tek bir iltihaplı hücre bile bırakılmaması hayati önem taşır.

Kulak anatomisinin mikro cerrahi hassasiyetine büyük önem veren Op. Dr. Osman Karaaslan, operasyonlarında işitmeyi maksimum düzeyde geri kazandırmayı ve enfeksiyonu kökten temizleyerek kulak arkasındaki anatomik yapıyı korumayı hedefleyen güncel mikro-cerrahi teknikleri tercih etmektedir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci ve Kulak Koruma Kuralları

Kronik otit ameliyatları, tam donanımlı hastane şartlarında gerçekleştirilir. Yapılan işlemin kapsamına (sadece zar onarımı mı yoksa kemik kazıma mı olduğuna) göre iyileşme süreci şu şekildedir:

  • Hastanede Kalış ve İlk Günler: Hastalar genellikle ameliyattan sonra 1 gece hastanede misafir edilir. Ameliyat kulak arkasından yapıldıysa bu bölgede birkaç gün hafif bir baskı hissi ve sızı olması normaldir, uygun ağrı kesicilerle kolayca kontrol edilir. Kulak içine yerleştirilen özel sünger dokulu tamponlar (merosel) ortalama 1-2 hafta sonra hekim tarafından ağrısızca alınır.

  • Kulak Tamamen Sudan Korunmalıdır: Ameliyatın başarısı ve yeni konulan zarın (yamanın) tutabilmesi için ilk 2-3 ay boyunca ameliyatlı kulağa kesinlikle su kaçırılmamalıdır. Banyo yaparken kulak kanalı vazelinli pamuklar veya koruyucu tıkaçlarla sıkıca kapatılmalıdır.

  • Basınç Değişikliklerinden Kaçınma: Ameliyat sonrası ilk birkaç hafta ıkınmaktan, ağır yük kaldırmaktan, şiddetli sümkürmekten ve hapşırırken ağzı kapatmaktan kaçınılmalıdır. Bu durumlar orta kulakta ani basınç artışına yol açarak yeni yapılan kulak zarı yamasının yerinden kaymasına neden olabilir. Uçak seyahatleri de ilk 1-2 ay ertelenmelidir.

  • İş Yaşamına Dönüş: Hastalar operasyonun büyüklüğüne göre genellikle 7 ila 14 gün içinde masa başı işlerine ve sosyal hayatlarına rahatlıkla dönebilirler.

Op. Dr. Osman Karaaslan, İstanbul Fatih‘teki periyodik takip muayeneleri ile hastalarının ameliyat sonrası iyileşme kalitesini, yamanın kulak zarına kaynama durumunu ve işitme eşiklerindeki artışı bizzat yakından takip etmektedir.

Yasal Bilgilendirme: Web sitemizde yer alan kronik otit cerrahisi ve timpanoplasti operasyonlarına dair tüm içerikler, kullanıcıları tıbbi süreçler, riskler ve cerrahi yöntemler hakkında doğru bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış genel tıp bilgileridir. Sağlık Bakanlığı mevzuatları ve yasal düzenlemeler uyarınca, internet ortamında sunulan bu veriler kesinlikle bir tanı, teşhis, muayene veya tedavi yöntemi olarak yorumlanamaz. Her hastanın kulak yapısı, enfeksiyon derinliği ve işitme kaybı derecesi kişiye özeldir. Doğru bir tıbbi analiz, kulak tomografisi değerlendirmesi ve size en uygun cerrahi protokolün belirlenmesi için muayenehanemizle iletişime geçerek randevu alabilir, uzman hekim muayenesine başvurabilirsiniz.

Call Now Button