Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Otoskleroz Cerrahisi

İşitme süreci, dış kulaktan giren ses dalgalarının kulak zarını titreştirmesi ve bu titreşimin orta kulaktaki çekiç, örs ve üzengi kemikçikleri vasıtasıyla iç kulağa iletilmesiyle gerçekleşir. Vücudumuzun en küçük kemiği olan üzengi (stapes) kemiği, bu ses iletim zincirinin en kritik halkalarından biridir. Ancak halk arasında “kulak kireçlenmesi” olarak bilinen otoskleroz hastalığı, üzengi kemiğinin iç kulak duvarına bağlandığı noktada anormal bir kemik büyümesiyle sonuçlanır. Bu büyüme, üzengi kemiğinin hareket yeteneğini tamamen kısıtlar ve ses dalgalarının iç kulağa iletilmesini engeller. Genellikle genç yaşlarda başlayan, sinsice ilerleyen ve tedavi edilmediğinde kalıcı işitme kayıplarına yol açan otosklerozun en etkili ve kesin tedavi yöntemi otoskleroz cerrahisidir (stapedektomi veya stapedotomi). İstanbul’un en eski ve ulaşımı en kolay merkezlerinden biri olan Fatih bölgesinde hastalarını kabul eden Op. Dr. Osman Karaaslan, kulak kireçlenmesine bağlı işitme kayıplarını ortadan kaldırmak ve hastalarını yeniden sağlıklı seslerle buluşturmak adına modern mikro-cerrahi operasyonlarını başarıyla gerçekleştirmektedir.

Otoskleroz (Kulak Kireçlenmesi) Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Otoskleroz, orta ve iç kulakta bulunan kapsül yapısındaki kemiklerin anormal bir şekilde erimesi ve ardından bu bölgelerde sert, hareketsiz, kireçlenmiş yeni kemik dokularının oluşmasıyla karakterize bir hastalıktır. Bu kireçlenme odağı en sık üzengi kemiğinin tabanında meydana gelir. Üzengi kemiği tıpkı bir piston gibi hareket ederek sesi iç kulak sıvılarına iletmekle görevlidir; ancak kireçlenme nedeniyle hareketsiz kaldığında ses dalgaları iç kulağa geçemez. Genetik yatkınlığın, hamilelik dönemindeki hormonal değişimlerin ve bazı viral enfeksiyonların (kızamık gibi) bu hastalığı tetiklediği bilinmektedir.

Otoskleroz hastalığının en tipik belirtileri şunlardır:

  • Yavaş İlerleyen İşitme Kaybı: Genellikle tek kulakta başlar, ancak zamanla her iki kulağı da etkileyebilir. Hastalar özellikle kalabalık ortamlarda veya fısıltılı konuşmaları anlamakta ciddi güçlük çekerler.

  • Kulak Çınlaması (Tinnitus): İşitme kaybına hemen her zaman eşlik eden; ıslık, rüzgar veya nabız sesine benzeyen rahatsız edici iç sesler.

  • Baş Dönmesi ve Denge Problemleri: Kireçlenme odağının iç kulaktaki denge mekanizmalarını etkilediği nadir vakalarda hafif baş dönmesi hissi görülebilir.

  • Paracusis Willisii (Gürültüde Daha İyi İşitme): İlginç bir şekilde, otoskleroz hastaları gürültülü ortamlarda (örneğin araba seyahatinde veya fabrika ortamında) normal insanlara kıyasla konuşmaları daha iyi duyduklarını ifade ederler.

Fatih lokasyonundaki muayenehanesinde hastalarını ağırlayan Op. Dr. Osman Karaaslan, kulak çınlaması ve işitme azlığı şikayetiyle başvuran hastaların kulak yapılarını gelişmiş mikroskoplar altında inceler. Kulak zarının tamamen normal göründüğü bu hastalıkta, kesin tanı “Odyometri (İşitme Testi)” ve “Akustik Refleks Testleri” ile koyulmaktadır.

Otoskleroz Cerrahisi (Stapedektomi / Stapedotomi) Nedir ve Kimlere Uygulanır?

Otoskleroz, ilaçla veya damlayla geriletilebilen ya da iyileştirilebilen bir hastalık değildir. İlerlemesini durduracak kesin bir medikal tedavi bulunmamaktadır. Ameliyat olmak istemeyen veya genel sağlık durumu cerrahiye elverişli olmayan hastalarda işitme cihazları (kulaklık) bir alternatif olsa da, hastalığı kalıcı olarak çözen tek yöntem cerrahi müdahaledir.

Şu kriterlere sahip hastalar otoskleroz cerrahisi için en uygun adaylardır:

  • İşitme testinde “iletim tipi” veya “mikst (karışık) tip” belirgin bir işitme kaybı saptananlar,

  • Kulak zarı tamamen sağlıklı, deliksiz ve orta kulakta aktif bir enfeksiyonu bulunmayanlar,

  • İşitme kaybı seviyesi sosyal hayatını, iş performansını ve iletişim kalitesini doğrudan olumsuz etkileyen kişiler.

Op. Dr. Osman Karaaslan, İstanbul Fatih‘teki muayene süreçlerinde, hastanın işitme rezervini ve iç kulak hücrelerinin durumunu çok titiz bir şekilde analiz ederek, cerrahi müdahaleden elde edilecek başarı oranını ameliyat öncesinde hastalarıyla paylaşmaktadır.

Otoskleroz Ameliyatı Nasıl Yapılır? (Mikro-Cerrahi Yöntemler)

Otoskleroz cerrahisi, KBB pratiğindeki en hassas ve en yüksek teknik beceri gerektiren mikro-cerrahi operasyonlardan biridir. Milimetrik yapılar üzerinde çalışıldığı için yüksek çözünürlüklü cerrahi mikroskoplar altında, genellikle genel anestezi (bazen lokal anestezi) altında gerçekleştirilir. Ameliyat tamamen kulak kanalının içinden yapıldığı için dışarıda herhangi bir kesi çizgisi veya dikiş izi kalmaz.

Operasyon esnasında günümüzde iki temel yöntem uygulanmaktadır:

1. Stapedotomi (Lazer veya Mikro-Delme Yöntemi)

Günümüzde en çok tercih edilen, en güvenli ve en modern yaklaşımdır. Cerrahi mikroskop eşliğinde kulak zarından içeri girilerek orta kulaktaki kemikçik zincirine ulaşılır. Kireçlenmiş ve hareketsiz kalmış olan üzengi kemiğinin üst kolları kesilerek çıkarılır. Ardından, iç kulak duvarına yapışık olan üzengi tabanına lazer yardımıyla veya milimetrik mikro-tur aletleriyle son derece hassas bir şekilde 0.6 mm çapında küçük bir delik açılır.

2. Stapedektomi

Bu yöntemde üzengi kemiğinin tabanının tamamı veya çok büyük bir kısmı cerrahi olarak yerinden çıkarılır. Ancak iç kulak sıvılarına ve işitme sinirlerine zarar verme riski stapedotomiye göre biraz daha yüksek olduğu için, anatomik zorunluluklar haricinde günümüzde yerini büyük oranda stapedotomiye bırakmıştır.

Protez (Teflon Piston) Yerleştirilmesi

Üzengi kemiğinin tabanında açılan bu milimetrik deliğe, ses iletimini yeniden sağlamak amacıyla biyouyumlu teflon veya titanyumdan üretilmiş mikro bir kulak protezi (piston) yerleştirilir. Bu protezin bir ucu örs kemiğine tutturulur, diğer ucu ise açılan deliğin içine yerleştirilir. Böylece örs kemiğinden gelen ses titreşimleri, bu yapay piston aracılığıyla doğrudan iç kulak sıvılarına iletilmiş olur. Ses iletim zinciri yeniden kurulduğunda ameliyat başarıyla tamamlanır ve kulak zarı yerine yerleştirilir.

Mikro-cerrahideki anatomik sadakate ve işlevsel başarıya büyük önem veren Op. Dr. Osman Karaaslan, operasyonlarında iç kulak sıvılarına minimum düzeyde dokunarak, işitme kazancını en üst seviyeye çıkaran ve ameliyat sonrası baş dönmesi riskini en aza indiren güncel stapedotomi tekniklerini uygulamaktadır.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci ve Yaşam Tarzı Önerileri

Otoskleroz ameliyatı olan hastalar genellikle 1 gece hastanede gözetim altında misafir edildikten sonra ertesi gün taburcu edilirler. Ameliyat sonrasındaki ilk birkaç gün iç kulak sıvılarının hareketine bağlı olarak hafif veya orta şiddette baş dönmesi (vertigo) ya da bulantı olması tamamen normaldir ve ilaçlarla kontrol altına alınır.

  • İşitme Ne Zaman Düzelir? Kulak kanalının içine yerleştirilen koruyucu özel tamponlar (merosel) ortalama 7-10 gün sonra hekim tarafından alınır. Tamponlar alındıktan ve orta kulaktaki iyileşme tamamlandıktan sonra (yaklaşık 3-4 hafta içinde) hasta işitmesindeki belirgin artışı net bir şekilde hissetmeye başlar. Kesin işitme başarısı ise 2. ayda yapılan kontrol işitme testi ile doğrulanır.

  • Basınç Değişikliklerinden Kesinlikle Kaçınılmalıdır: Yerleştirilen teflon pistonun yerinden oynamaması ve iç kulağa zarar vermemesi için ilk 1 ay boyunca şiddetli sümkürmekten, hapşırırken ağız ve burnu kapatmaktan, ağır yük kaldırmaktan ve ıkınmaktan kesinlikle uzak durulmalıdır. Hapşırırken ağız açık tutulmalıdır.

  • Seyahat Kısıtlaması: Ani basınç değişimlerine maruz kalmamak adına ameliyat sonrası ilk 1.5 – 2 ay boyunca uçak seyahati yapılması kesinlikle yasaktır.

  • Sudan Koruma: Yeni kulak zarının iyileşmesi ve orta kulağa enfeksiyon sızmaması adına ilk birkaç hafta kulağa su kaçırılmamalı, banyoda vazelinli pamuk kullanılmalıdır.

Op. Dr. Osman Karaaslan, İstanbul Fatih‘teki muayenehanesinde gerçekleştirdiği periyodik kontrollerle hastalarının kulak içi iyileşme kalitesini, protezin uyumunu ve işitme eşiklerindeki başarıyı çok yakından takip etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kulak kireçlenmesi ameliyatı sonrasında protez kulakta ömür boyu kalır mı?

Evet, ameliyatta takılan teflon veya titanyum pistonlar insan vücuduyla tamamen uyumludur. Herhangi bir alerji, doku reddi veya çürüme yapmazlar, hastanın ömrü boyunca kulakta kalarak ses iletimini sürdürürler. MR (Emar) cihazlarına girmeye engel teşkil etmezler.

Ameliyat sonrasında kulak çınlaması geçer mi?

Otoskleroz cerrahisi sonrasında ses iletimi yeniden sağlandığı ve dış sesler iç kulağa daha gür ulaştığı için, hastaların çok büyük bir kısmında ameliyat sonrası kulak çınlaması şikayeti tamamen geçer veya belirgin şekilde hafifler.

Yasal Bilgilendirme: Web sitemizde yer alan otoskleroz cerrahisi, stapedektomi ve stapedotomi operasyonlarına dair tüm içerikler, kullanıcıları tıbbi süreçler, riskler ve tedavi yöntemleri hakkında doğru bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış genel tıp bilgileridir. Sağlık Bakanlığı mevzuatları ve yasal düzenlemeler uyarınca, internet ortamında sunulan bu veriler kesinlikle bir tanı, teşhis, muayene veya tedavi yöntemi olarak kullanılamaz. Her hastanın kulak anatomisi, kireçlenme derecesi ve iç kulak rezervi kişiye özeldir. Doğru bir tıbbi analiz, işitme testi değerlendirmesi ve size en uygun tedavi protokolünün belirlenmesi için muayenehanemizle iletişime geçerek randevu alabilir, uzman hekim muayenesine başvurabilirsiniz.

Call Now Button