Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Tükürük Bezi Ameliyatı (Parotidektomi ve Submandibüler Bez Eksizyonu)

Tükürük bezleri, sindirim sisteminin ağız boşluğundaki ilk basamağını oluşturan, besinlerin ıslatılmasını, çiğnenmesini ve yutulmasını kolaylaştıran salgıları üreten hayati organlardır. Tükürük, sadece sindirime yardımcı enzimler (amilaz gibi) içermekle kalmaz, aynı zamanda ağız içi florasını dengede tutan immunoglobulinler ve mineraller sayesinde diş çürüklerini ve ağız içi enfeksiyonları önlemede de kritik bir rol üstlenir. Vücudumuzda üç çift büyük (ana) tükürük bezi grubu bulunur: Kulak önünde ve altında yer alan parotis bezi, çene kemiğinin altında konumlanan submandibüler bez ve dilin hemen altında yer alan sublingual bez. Bunların yanı sıra, damak, dudak ve yanak içleri gibi tüm ağız mukozasına yayılmış yüzlerce mikroskobik minör tükürük bezi mevcuttur.

Bu bez dokularında zaman içerisinde genetik faktörler, çevresel etkenler, kronik tıkanıklıklar veya enfeksiyonlar sebebiyle çeşitli patolojiler gelişebilir. Tükürük bezlerinde oluşan kitleler (tümörler), kanallarda meydana gelen taşlar ve kronikleşmiş bez iltihapları, hastanın yaşam kalitesini bozduğu gibi ciddi sağlık risklerini de beraberinde getirir. İlaç tedavileri veya cerrahi dışı müdahalelerle çözülemeyen bu durumlarda en kesin tedavi seçeneği tükürük bezi ameliyatı operasyonlarıdır. Kulak Burun Boğaz (KBB) ile Baş ve Boyun Cerrahisi uzmanlık alanının en teknik, en hassas müdahalelerinden biri olan bu cerrahiler, bölgenin çok yoğun sinir ve damar ağıyla çevrili olması sebebiyle üst düzey cerrahi tecrübe gerektirir.

Tükürük Bezi Hastalıkları ve Ameliyat Endikasyonları

Tükürük bezlerinde meydana gelen her büyüme veya şişlik doğrudan kanser anlamına gelmediği gibi, her vaka için de ilk seçenek cerrahi değildir. Ancak patolojinin türüne, büyüme hızına ve çevre dokularla olan ilişkisine bağlı olarak ameliyat kararı kaçınılmaz hale gelebilir. Tükürük bezi cerrahisine başvurulmasını gerektiren temel tıbbi durumlar şu şekildedir:

  • Tükürük Bezi Tümörleri (İyi ve Kötü Huylu Kitleler): Tükürük bezlerinde gelişen kitlelerin yaklaşık %80’i iyi huyludur ve bunların da çok büyük bir kısmı parotis bezinde ortaya çıkar. En sık görülen iyi huylu tümörler “Pleomorfik Adenom” ve “Warthin Tümörü”dür. Pleomorfik adenomlar iyi huylu olmalarına rağmen, yıllar içinde tedavi edilmediklerinde kötü huylu tümöre dönüşme (malign transformasyon) riski taşırlar. Kötü huylu tümörler (mukoepidermoid karsinom, adenoid kistik karsinom vb.) ise çevre dokulara ve yüz sinirine yayılma eğiliminde olduklarından, teşhis edilir edilmez cerrahi olarak temizlenmelidir.

  • Tükürük Bezi Taşları (Sialolitiazis): Tükürük salgısının içindeki kalsiyum ve diğer minerallerin çökerek kanal içinde taş oluşturması durumudur. En sık çene altı (submandibüler) bezin kanalında (Wharton kanalı) görülür. Taş, kanalı tıkadığında özellikle yemek yerken veya ekşi gıdalar tüketildiğinde bez aniden şişer ve şiddetli ağrıya yol açar. Tükürük salgısının geri tepmesi bezde iltihaplanmaya neden olur. Kanaldan masajla veya endoskopik yöntemlerle (sialendoskopi) çıkarılamayan büyük veya derin yerleşimli taşlarda bezin ameliyatla alınması gerekir.

  • Kronik Sialadenit (Tekrarlayan Bez İltihapları): Taşlar, anatomik darlıklar veya bağışıklık sistemi hastalıkları nedeniyle tükürük bezinin sık sık iltihaplanması ve bu durumun kronikleşmesi halidir. Bez dokusu zamanla fonksiyonunu kaybeder, sertleşir ve sürekli ağrılı bir kitle halini alır. Tekrarlayan antibiyotik tedavilerine yanıt vermeyen bu durumlarda enfeksiyon odağını ortadan kaldırmak için cerrahi müdahale gerçekleştirilir.

Tükürük Bezi Ameliyatı Çeşitleri Nelerdir?

Ameliyatın kapsamı, patolojinin hangi bezde yerleştiğine, kitlenin boyutuna ve derinliğine göre titizlikle planlanır. Başlıca tükürük bezi ameliyatı türleri şunlardır:

Parotis Bezi Ameliyatı (Parotidektomi)

Kulak önü tükürük bezine yönelik yapılan operasyonlardır. Parotis bezinin ortasından, yüz kaslarımıza hareket emrini veren Fasiyal Sinir (yüz siniri) geçer. Bu sinir, bezi yüzeysel ve derin olmak üzere iki anatomik loba ayırır. Cerrahi planlama bu sinirin konumuna göre yapılır:

Yüzeysel (Süperfisyel) Parotidektomi

Kitle bezinin yüz sinirinin dışında kalan dış (yüzeysel) kısmındaysa tercih edilir. Yüz sinirinin tüm ana dalları tek tek bulunup korunarak, sadece sinirin üzerinde kalan tümörlü bez dokusu çıkarılır. Parotis kitlelerinde en sık uygulanan tekniktir.

Total Parotidektomi

Tümörün yüz sinirinin altındaki derin loba uzandığı ya da kötü huylu olduğu durumlarda uygulanır. Yüz siniri ve dalları çok hassas bir şekilde serbestleştirilerek altından ve üstünden bezin tamamı çıkartılır. Kanser vakalarında eğer tümör siniri istila etmişse, sinirin o kısmı feda edilerek eş zamanlı sinir greftlemesi (onarımı) yapılabilir.

Çene Altı Tükürük Bezi Ameliyatı (Submandibüler Gland Eksizyonu)

Çene altındaki bezin içindeki kitleler veya kronikleşmiş taş hastalıkları nedeniyle bezin cerrahi olarak **tamamının** çıkarılması işlemidir. Parotis ameliyatına göre daha kısa sürer ancak çene altı bölgesinden geçen ve dudağın köşesini hareket ettiren sinirin (marjinal mandibüler sinir), dilin hissini sağlayan sinirin (lingual sinir) ve dilin hareketini sağlayan sinirin (hipoglossal sinir) korunması açısından yine çok büyük bir cerrahi dikkat gerektirir.

Dil Altı ve Minör Tükürük Bezi Cerrahileri

Dil altı bezinde genellikle kist veya tümör gelişimi izlenir. Mukosel veya ranula adı verilen büyük tükürük kistlerinde veya minör bez tümörlerinde, ağız içi mukoza yaklaşımlarıyla kitle çevresindeki sağlıklı doku sınırlarıyla birlikte temizlenir.

Ameliyat Öncesi Tanı, Tetkik ve Hazırlık Süreci

Güvenli bir operasyon süreci ve ameliyat sonrası sürprizlerle karşılaşmamak adına ameliyat öncesi hazırlık evresi çok detaylı yürütülür:

Radyolojik Görüntüleme Teknikleri

İlk adım genellikle yüksek çözünürlüklü ultrasonografidir (USG). Kitlenin yapısı, sıvı içerip içermediği anlaşılır. Ancak derin yerleşimli tümörlerde ve parotis ameliyatları öncesinde altın standart **Manyetik Rezonans (MR)** görüntülemedir. Yumuşak doku çözünürlüğü yüksek olan MR, tümörün yüz siniri ile olan komşuluğunu cerraha en net gösteren haritadır. Taş şüphelerinde ise bilgisayarlı tomografi (BT) tercih edilebilir.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB)

Ultrason eşliğinde, kitle içerisine çok ince bir iğne ile girilerek hücre örnekleri toplanması işlemidir. Neredeyse tamamen ağrısız bir işlemdir. Bu biyopsinin amacı, ameliyattan önce kitlenin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu büyük oranda tahmin etmektir. Cerrahi strateji ve hastaya ameliyat öncesi verilecek bilgiler bu sonuca göre şekillenir.

Genel Anestezi Hazırlığı

Tükürük bezi ameliyatları tamamen genel anestezi altında (hasta uyutularak) yapılır. Ameliyat öncesinde hastanın rutin kan tahlilleri, akciğer grafisi, EKG’si çekilir ve anestezi hekimi tarafından ameliyata uygunluğu kontrol edilir. Hastanın kullandığı kan sulandırıcı ilaçlar varsa doktor kontrolünde önceden kesilir veya düzenlenir.

Tükürük Bezi Ameliyatı Nasıl Yapılır? Cerrahi Uygulama Adımları

Operasyon süresi, müdahale edilecek bezin büyüklüğüne ve anatomik varyasyonlara göre 1.5 ila 4 saat arasında değişebilir. Adım adım süreç şu şekilde işler:

Kesi ve Estetik Yaklaşımlar

Parotis ameliyatlarında kesi, kulak önünden başlayıp kulak memesinin altından arkaya dönen ve boyun çizgisine uzanan, “Modifiye Blair Kesisi” veya saç çizgisine gizlenen estetik kesiler şeklinde yapılır. Bu sayede iyileşme sonrası yüz bölgesinde rahatsız edici bir iz kalması önlenir. Çene altı ameliyatlarında ise kesi, çene kemiğinin yaklaşık 2 cm altındaki doğal boyun katlantı çizgisine yatay olarak yapılır.

Fasiyal (Yüz) Sinirinin Korunması ve Diseksiyonu

Ameliyatın en kritik safhasıdır. Cerrah, parotis bezine ulaştıktan sonra yüz sinirinin ana gövdesini kemikten çıktığı noktada bulur. Sinir tespit edildikten sonra, gözü kapatan, kaşı kaldıran, dudağı ve yanağı hareket ettiren tüm dallar mikro-cerrahi aletler veya büyüteçli gözlükler (lup) yardımıyla çok hassas bir şekilde bez dokusundan sıyrılarak serbestleştirilir.

Nöromonitörizasyon (Sinir Monitörü) Teknolojisi

Modern tükürük bezi cerrahisinde güvenliği en üst seviyeye çıkaran teknoloji İntraoperatif Sinir Monitörüdür. Ameliyat başlangıcında hastanın yüz kaslarına özel elektrotlar yerleştirilir. Ameliyat esnasında cerrah sinir dokusuna yaklaştığında veya dokunduğunda cihaz sesli ve görsel sinyaller vererek uyarır. Bu teknoloji, anatomik olarak yer yeri değişmiş tümörlerde sinirin yanlışlıkla kesilmesini veya hasar görmesini önlemede cerraha kılavuzluk eder.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci ve Hasta Bakım Rehberi

Tükürük bezi ameliyatları sonrası hastalar için genellikle konforlu ve hızlı ilerleyen bir nekahat dönemi sunar:

Hastanede Kalış ve İlk Günler

Hastalar operasyon sonrası genellikle 1 veya 2 gece hastanede misafir edilir. Ameliyat sahasına, içeride birikebilecek kan veya tükürük sızıntılarını dışarı çekmesi için “dren” adı verilen küçük, vakumlu bir tüp yerleştirilir. Dren, gelen sıvı miktarı azaldığında (genellikle 24-48 saat içinde) ağrısız bir şekilde çekilir ve hasta taburcu edilir.

Beslenme Düzeni ve Tükürük Salgısını Yönetme

Ameliyat sonrasındaki ilk hafta beslenme çok önemlidir. Hastanın limon, turşu, portakal, aşırı baharatlı veya ekşi gıdalar gibi tükürük salgısını yoğun şekilde uyaran besinlerden uzak durması gerekir. Çünkü uyanan tükürük bezleri hızla salgı üretirse, dikiş hattında birikme yapabilir veya iyileşme sürecini uzatabilir. Yumuşak, ılık ve nötr tatlardaki gıdalar tercih edilmelidir.

Yara İzinin İyileşmesi ve Kozmetik Takip

Dikişler genellikle kendiliğinden eriyen estetik dikişlerdir, alınması gerekmez. Taburcu olduktan sonra cerrahın reçete edeceği özel yara jelleri, iz giderici kremler ve dışarı çıkarken kullanılması gereken yüksek faktörlü güneş koruyucular sayesinde kesi hattı aylar içinde neredeyse görünmez bir hal alır.

Tükürük Bezi Ameliyatının Olası Riskleri ve Komplikasyonları

Her cerrahi müdahalede olduğu gibi, tükürük bezi ameliyatlarının da kendine has bazı spesifik riskleri bulunur. Tecrübeli bir cerrahi yaklaşımla bu riskler minimuma indirilir:

Geçici veya Kalıcı Yüz Siniri Hasarı

Özellikle büyük ve yapışık parotis tümörlerinin diseksiyonu esnasında, yüz siniri kesilmemiş olsa bile gerilmeye ve mekanik travmaya bağlı olarak geçici bir süre “sersemleyebilir”. Bu durumda ameliyat sonrası dudak köşesinde hafif bir kayma veya gözü tam kapatamama gibi geçici yüz güçsüzlükleri oluşabilir. Bu durum genellikle birkaç hafta veya ay içinde kortizon ve vitamin destekleriyle tamamen düzelir. Sinirin kalıcı olarak hasar görmesi riski ise deneyimli ellerde %1’in altındadır.

Frey Sendromu (Gusto-Terleme)

Parotis ameliyatlarından aylar sonra gelişebilen nadir bir durumdur. Tükürük salgısını uyaran terletici sinir liflerinin, ameliyat bölgesindeki cilt altı ter bezleriyle yanlış eşleşmesi sonucu oluşur. Hasta yemek yerken veya bir şey çiğnerken ameliyat edilen taraftaki yanak derisinde kızarma ve terleme meydana gelir. Özel kremler veya botoks enjeksiyonları ile kolayca tedavi edilebilir.

Tükürük Fistülü ve Sialosel

Geride kalan bez dokusundan sızan tükürüğün cilt altında birikmesi (sialosel) veya ciltteki dikiş yerinden dışarı akması (fistül) durumudur. Genellikle sıkı bandaj uygulamaları, diyet kısıtlamaları ve bazen de o bölgeye yapılan küçük botoks uygulamaları ile kendiliğinden kapanır.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

1. Tükürük bezinin alınması vücutta bir eksiklik yaratır mı?

Hayır, kesinlikle yaratmaz. Ağız içinde salgı üreten üç çift büyük bez ve yüzlerce küçük bez bulunduğu için, sadece bir tanesinin (örneğin sağ parotis veya sol çene altı bezinin) alınması ağız kuruluğuna veya sindirim problemine yol açmaz. Diğer sağlıklı bezler bu eksikliği tamamen kompanse eder.

2. Tükürük bezi tümörleri ne oranda kansere dönüşür?

Tükürük bezi kitlelerinin çok büyük bir kısmı iyi huyludur. Ancak “Pleomorfik Adenom” adı verilen en sık görülen iyi huylu tümör türü, çok uzun yıllar boyunca (10-15 yıl) ihmal edilir ve ameliyatla alınmazsa, hücre yapısı değişerek kötü huylu bir tümöre (Carcinoma ex Pleomorphic Adenoma) dönüşebilir. Bu yüzden iyi huylu da olsa cerrahi olarak çıkarılması kuraldır.

3. Ameliyattan sonra yüzümde kalıcı bir kayma olur mu?

Günümüz teknolojisinde kullanılan intraoperatif sinir monitörleri ve büyüteçli mikro-cerrahi gözlükler sayesinde ameliyat sırasında sinirin yeri tam olarak korunur. Bu nedenle tecrübeli cerrahi uygulamalarda kalıcı yüz felci veya yüz kayması riski yok denecek kadar düşük seviyelerdedir.

4. Tükürük bezi taşı ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

Eğer taş çok küçükse (birkaç milimetre) ve kanalın ağzına yakınsa bol sıvı tüketimi, ekşi gıdalarla tükürük stimülasyonu ve masaj ile düşürülebilir. Ayrıca “Sialendoskopi” adı verilen çok ince kameralarla kanal içine girilerek taşların kırılması veya sepet yöntemiyle dışarı alınması da mümkündür. Ancak bezin tam göbeğine yerleşmiş, çok büyük ve kanalı tamamen harap etmiş taşlarda bezin ameliyatla alınması tek çözümdür.

5. Ameliyat sonrası iyileşme ne kadar sürer ve işe ne zaman dönülür?

Ameliyattan sonraki ilk 2-3 gün dren çekilene kadar hafif bir baskılı pansuman uygulanır. Hastalar genellikle ameliyattan 7 ila 10 gün sonra günlük sosyal ve hafif iş yaşamlarına rahatlıkla dönebilirler. Ağır spor ve yoğun fiziksel aktivite için ise 3-4 hafta beklenmesi önerilir.

Op. Dr. Osman Karaaslan, Fatih, İstanbul’da yer alan muayenehanesinde tükürük bezi tümörleri, parotis kitleleri ve tükürük bezi taşlarının tanı ve cerrahi tedavilerini, en güncel nöromonitörizasyon (sinir monitörü) teknolojilerini kullanarak, yüz estetiği ve fonksiyonel doku bütünlüğünü koruma odaklı olarak başarıyla gerçekleştirmektedir.

Call Now Button